Beyin Dalgalarını Eğit, İsteklerin Gerçek Olsun !
Eylül 11, 2019
Blockchaın Ve Akıllı Sözleşmeler
Eylül 11, 2019

Bir Beynimiz Daha Varmış !

Nörobilim, sinir sistemini inceleyen ve sinirlerimizin davranışsal olarak hayatımızı nasıl etkilediğini araştıran bir bilim dalıdır. Bu bilim dalı çerçevesinde yapılan anatomik, fizyolojik ve biyokimyasal çalışmalar insanın ikinci bir beyne daha sahip olduğunu söylüyor. Son zamanlarda yapılan nörobilimsel araştırmalar, sinir sistemimizin duygularımızı nasıl yönettiğini ve kafamızın içindeki beyin ile kurduğu muntazam ilişkiyi ortaya koyuyor. İkinci beynimiz karnımızda, bağırsak bölgemizde yer alıyor. Esasında ikinci beyin bir iddia. Bu iddiayı ortaya atan bilim insanı ise Prof. Dr. Michael Gershon. Karnımızın içinde yer alan bu beyin üzerindeki araştırmalar yeni yeni başlasa da Prof. Gershon, The Second Brain isimli araştırma kitabını 1998 yılında yayımladı.

Atalarımızı Anlayamamışız

Her ne kadar günlük hayatımızda sıkça kullansak da atalarımızın yıllar yıllar önce söylediği bilimsel birçok deyimi tam anlayamamışız. Mesela “midesi almamak” deyimi, belirli sebeplerden ötürü bir şey yiyememek ve kötü bir hal karşısında huzursuz olmak manasına gelmektedir. En basitinden bu deyimi derinlemesine düşündüğümüz zaman bağırsak bölgemizde bulunan beynin herhangi kötü bir durumdan rahatsız olması manasını çıkarabiliriz. Bu durumda söz konusu beyin karnımıza belirli sinirsel komutlar vererek tepki gösteriyor. İkinci beyin üzerindeki nörobilimsel çalışmalar, bu deyime benzer “karnı zil çalmak”, “göbek çatlatmak”, “mideyi bastırmak” gibi daha binlerce derinlemesine düşünmemiz gereken deyimi çıkarıyor karşımıza.


Anneler çocuklarının hasta olduklarını hissedebilirler. Bu anne ve çocuk arasındaki göbek bağı ile ilgilidir. Yani anne ile çocuğun beyinlerinin birbirine bağlı olması ile ilgilidir. Mutlu olduğunuz anları bir düşünün… Nasıl hissettiğinizi hatırlayın… Karnınızda kelebekler uçuyor olabileceğini hiç düşündünüz mü? Bağırsak bölgesindeki bu beynimiz, mutluluk hormonuyla yakın temas içinde bulunmaktadır. Ayrıca karakteristik özeliklerimizin şekillenmesinde büyük bir paya sahip olan bu beynimiz, rüya görme ve bilinçaltına hâkim olma gibi farklı özellikleri bünyesinde barındırıyor. Bu da nörobilim ile psikolojinin belki de parapsikolojinin ayrılmaz bir ilişki içinde olduğunu gösteriyor. Buna dayanarak psikologların kendilerini nörobilimsel araştırmalara da odaklaması gerektiğini söyleyebiliriz.


Antik Yunan medeniyetinde bilim ve sanat fazlaca gelişmişti. Bilimin gelişmesinde ise zenginlik büyük öneme sahipti. Bu insanlar zengin olduğu zaman refah düzeylerinin artışı mukabilinde sanat ile uğraşıyorlardı. Yani bağırsak bölgesindeki beyinleri gelişmiş olan zengin kesim ruhi etkileşimde bulunabilecekleri hobiler buluyorlardı. Deyim yerindeyse karnı tok, gözü pek şahsiyetler ortaya çıkıyordu.


Astral Seyahat ve İkinci Beyin


Astral seyahat ile uğraşanlar, ikinci beynini bilim insanlarından önce keşfetmiş illüzyonistlerdir. Parapsikolojiye göre astral seyahatin gerçekleşmesinde etkin rol oynayan bu ikinci beyindir. İkinci beyne bağlı olan bir kordon yardımıyla çıkılan seyahatte beyin işlevini kaybederse kordon kopma tehlikesine düşer. Bu, astral seyahat yapanların tekrar uyanamaması demektir. Böylece astral seyahat ölüm ile sonuçlanabilir. Bazen bazı şeylerin farkında oluruz ve “bunu daha önce nasıl düşünemedim” deriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir