Yaşasın Kuantum Üstünlüğü!
Aralık 6, 2019
Güneş Küreleri
Aralık 11, 2019

Ay’a Gerçekten Gidildi Mi?


Modern insanlığın 70 bin yıllık tarihinin en büyük keşfi şüphesiz Neil Armstrong ve Buzz Aldrin adlı iki astronotun ay yüzeyine iniş yaparak dünya dışında bir yere adım atılmasıydı. 20 Temmuz 1969 günü Apollo 11 adlı uzay aracının uzaya inmesinden sonra astronotlar toplamda 21,5 saat boyunca ay yüzeyinde kaldılar.

Peki, yarım yüzyıl öncesinin teknolojisiyle gidilebilen Ay’a, günümüzde neden hala yaz tatili için gidemiyoruz?


İnsanoğlunun uzay macerasındaki sıçrama tahtası olan Ay’a yolculuk tarihi, Sputnik 1 uydusunun uzaya ilk başarılı fırlatılışı ile başlar ve uzaya giden ilk insan ‘Yuri Gagarin’i, ilk giden kadın ‘Valentina Tereshkova’yı gönderen hatta Ay’a ilk araç gönderen ülke de tüm bu başarıların sahibi ile aynı olarak Sovyetler Birliği’dir. Peki diğer güç, ABD? O zamanlar gündeminde Vietnam Savaşı olan ve bu savaştaki infiali ortadan kaldırmak, gündemlerden savaşı düşürmek amacıyla başarılarına odaklanmayı sağlayacak ‘Apollo 11’ projesini duyuran ABD, açıkladığı bu projeyi soğuk savaş için de iyi bir propaganda aracına dönüştürecekti.

Sonunda Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatılan Apollo 11, Ay’a başarılı bir iniş sonunda yaptığı canlı yayınla, çektikleri on binden fazla fotoğraflar ve getirdikleri yarım tona yakın ağırlıkta taşlarla birlikte Dünya’mıza canlı bir şekilde geri döndüler. Döndüler dönmesine ama getirdikleri kanıtlar, yarım yüz yıl daha sürecek olan ‘Ay’a gerçekten gidildi mi?’ tartışmalarını sonlandırmaya yetmeyecekti. İnsanlar Ay’ı, ziyaretimizden neredeyse yüz yıl öncesinde bile merak ediyor, onunla ilgili kurgular oluşturuyordu.

Peki, bu kurgu 1969 yılında yeniden tasarlanmış olamaz mıydı?

Ay’a hiç gidilmediğini düşünenlerin oluşturduğu başlıca tezlerde; ay yüzeyindeki sıcaklığın -170C ile +150C arasında olduğu ve fotoğraf makineleriyle diğer ekipmanların bu ısı derecelerinde erimesi ya da donması gerektiği, çekilen video görüntülerine göre videoların ya dünyada yarı hızda oynatıldığı ya da ayda bulunduğu iddia edilen astronotların boyutlarının 115cm olması gerektiği, atmosfersiz, dolayısıyla rüzgarsız ve oksijensiz ay üzerinde, ABD bayrağının dalgalanması ve bu denli başarılı geçen Apollo projesinden sonra bir daha Ay’a hiç gidilmemesi nedenleri kullanıyordu.

Bunlara Cevap İse;

Bunlara cevap ise; ısının fotoğraflara ve dahi filmlere ulaşmasını ısı (terimsel olarak) önleyici optik kaplamalar ve boyalarla sağlanabileceği, ABD bayrağının dikilmesi sırasında titreşimden ve astronotların yanından geçerken bayrağın statik elektriklenme nedeni ile kıpırdamış olabileceği, çekilen filmlerde bayrağın dikimden sonra hareket etmediği, Apollo projesinin Sovyetler Birliği ile girdiği uzay yarışını kazanmak için yapıldığı, sonrasındaysa pahalı Ay uçuşlarını sürdürmediklerini, nitekim Sovyetler Birliği’nin de kendi Ay projesini iptal ettiğidir.

‘Nvidia’ firması bu konuya açıklık getirmek için ;


‘Nvidia’ firması bu konuya açıklık getirmek için yaptığı açıklamada, şu anki en gelişmiş grafik kartlar ile bile aya iniş ortamı 1969 yılında yayımlanan görüntüler kadar iyi simüle edilemeyeceğini belirtti. Hatta bu açıklama şüpheleri gidermeyecek olmalı ki, dört yıl önce, ‘Maxwell’ adlı grafik işlemci ünitesiyle (GPU) simüle ettiği kurguyu stüdyo ortamında çekerek 1969 kaydının orijinalliğini kısmen ispatlamaya çalışmıştır. Firma şimdi ise gerçek zamanlı ışın izleme teknolojisi ile yeni bir çalışma üzerinde çalışarak bu konudaki tezinde ısrarcı gözüküyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir