Bilimin Korkunç Yüzü: Klonlama
Eylül 7, 2019
Yeni Bir Endüstri 4.0 Akımı: MIC 2025
Eylül 7, 2019

Nesnelerin İnterneti

Sanayi Devrimi’nden itibaren başlayan teknolojik gelişmelerdeki doyumsuzluk hepimizi boğazımıza kadar sardı. Maddi imkânımız yettiği kadar aldığımız bir cep telefonu ile yetinmeyip yenisi ve daha iyisi çıkınca soluğu mağazalarda veya sipariş vermek için internet sitelerinde aldık. Fakat artık Nesnelerin İnterneti ile buna bile gerek kalmayacak.

Nesnelerin İnterneti İlk Defa 1999’da Kullanıldı


IoT, Internet of Things( Nesnelerin İnterneti) mefhumu ilk defa 1999 yılında Kevin Ashton tarafından bir iş geliştirme toplantısı için hazırlanan sunumda kullanıldı. Yayımlanan birçok uluslararası dergilerde ve bilim sayfalarında farklı tanımları yapılmış olsa da basit anlamda nesnelerin İnterneti; “Günlük kullandığımız eşyaların, tek tıkla veya buna bile ihtiyaç kalmadan muhtelif iletişim kanalları sayesinde birbirleriyle iletişime geçip ortadaki eksiklik ve problemi çözmesi için geliştirilen sistemlerdir.”

Örnek Olarak;

Mesela bu sistemler ile beraber akıllı buzdolabınızda beyaz peyniriniz bittiği zaman buzdolabınızdaki veri depolama sistemi… Mobil uygulamalar ve iletişim ağları(wi-fi, wireless, bluetooth vs) beraberce bir tedarik zinciri oluşturarak internetten söz konusu malzemeyi sipariş edebilir. Bu sistemler günümüzde iklimlendirme, bankacılık, sağlık, eğitim, beyaz eşya gibi daha birçok alanda yer bulabilmektedir.

Mesela kolesterolü olan veya şeker hastalığı olan kişiler için renkli lensler geliştirilmiştir. Bu lensler ile birlikte kolesterolü veya kan şekeri değerlerinde anormal bir seviyeye ulaşıldığı anda… Söz konusu lens renk değiştirerek hastaya ve hasta yakınlarına işaretler verecektir. Fakat şüphesiz en sofistike gelişme yapay zekalar üzerinde olacaktır.


Güvenlik Konusu


Söz konusu sistemi açıklarken es geçilmemesi icap eden ve yadsınamayacak kadar çok mühim olan güvenlik zafiyeti konusuna da yer vermek gerekir. General Motors, Google, Samsung, Sony gibi bu sistemlerin geliştirilmesinde pazarın lokomotifi konumundaki ileri teknoloji şirketleri her ne kadar güvenlik konusunda yeterli önlemler aldıklarını söylese de yapılan deneyler sonucunda güvenlik duvarlarında çok kolay tahribatlar meydana getirildiği ve sistemin kötü niyetli 3. kişilerin ellerine geçmesi halinde mahremiyet ve özel hayatın gizliliği ihlal edileceği unutulmamalıdır.

Bununla birlikte gizli tutulması iktiza eden bilgiler de güvenlik zafiyetinin kurbanı olacaktır. Yani daha açık bir ifade ile kötü niyetli kişilerin sistemin güvenlik duvarını aşması halinde odaları kameralardan izlemek ve isterse bütün dünyaya yayın yapabilmek, mobil uygulama ile kontol edilebilen fırına ulaşıp yangın çıkarmak, yine mobil uygulama ile kontrol edilebilen su ısıtıcısı ile eve veya ofise zarar vermek gibi tehlikeli girişimlerde bulunabilirler. Güvenlik duvarı için uzun ve karmaşık şifreler tercih edilmeli ve nesnelerde veri kısıtlamasına gidilmelidir. Yani su ısıtıcısına sadece suyu ısıtma emri verilmelidir.


Bir Araştırma


1990lı yıllarda internetin yaygınlaşmasından itibaren teknolojiye artan ilgi biz insanları biraz da bilgi toplumu olmamız ve dev teknoloji şirketlerinin profesyonel pazarlama stratejileri ile daha fazla teknolojik cihaz almaya sürükledi.

CISGO IBSG tarafından yayımlanan bilimsel bir araştırmaya göre 2003 yılında 6 milyar nüfuslu dünyamızda sadece 500 milyon bağlantılı cihaz kullanılırken 2019 yılında artan dünya nüfusu (7.6 milyar) ile beraber 50 milyar bağlantılı cihaz kullanılmaktadır. Bu da 2003 yılında kişi başına bir cihaz bile düşmezken 2019 yılında kişi başına ortalama 6-7 cihaz düştüğünü gösteriyor. Bu ilerleyen yıllarda ve nesnelerin internetinin yaygınlaşması ile birlikte artacak gibi gözüküyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir