Sınırsız Enerji Kaynağı: ‘Tanrı Parçacığı’

Rüya Alemi
Kasım 13, 2019
Yaşasın Kuantum Üstünlüğü!
Aralık 6, 2019

Sınırsız Enerji Kaynağı: ‘Tanrı Parçacığı’

Einstein’ın ortaya koyduğu ‘Görelilik Teorisi’ne göre evren büyük patlama (Big Bang) denilen olayda meydana gelmiştir. Pek çok bilim insanı bu teori üzerinde birleşmiştir. Fizikçilere göre ilk çıkan parçacıklar kütlesiz ve saf enerjiliydi, fakat bilinen başka bir gerçeğe göre de evrende var olan her şeyin bir kütlesi olmalıydı ve 1960 yılında Peter Higgs tarafından ortaya atılan ‘Higgs Bozonu’ teorisi bu duruma mantıklı bir açıklama getirdi.

Evrenler Çeşitli Enerjilerden Doğuyor

Evrenin çeşitli enerjiden doğduğunu düşünen Higgs, teorisinde bu enerjinin büyük patlama sonrasında ortaya çıkan parçacıklarla etkileşime girdiğini ve bazı parçacıkları açığa çıkardığını, söz konusu parçacıkların daha sonra maddeye kütle kazandırdığını savunmuştur. Yani hiçliğe kütle vermektedir. Asıl soruysa saniyenin trilyonda biri kadar kısa bir sürede parçacıklar nasıl kütle ve enerji kazanıyor?


Higgs’in bahsettiği bu parçacık doğru olsa da görülmediği ve kanıtlanması çok zor olduğu, parçacığın ortaya çıkmasıyla kaybolmasının aynı zaman diliminde gerçekleşmesi bu konunun gözlemlenebilmesini neredeyse imkansız hale getiriyordu. Tüm bu nedenlerle, araştırmacıların ‘Lanet Olası Parçacık’ olarak isimlendirdiği, sonrasındaysa daha fazla merak uyandıran mistik bir isim olacağı düşüncesi ile ‘tanrı parçacığı’ adıyla hayatımıza girmiştir. İsmin orijinalindeki argo tavırda böylelikle değiştirilmiştir.

Higgs Alanı


Tanrı parçacığı ya da diğer bilimsel adıyla ‘Higgs Bozonu’ aslında tüm evrenin sahip olduğu tüm alanı ifade eder yani aslında kasıt ‘Higgs Alanı’dır. Daha basit bir anlatımla bir oda içerisindeki insanlar Higgs Alanı’nı oluşturur. Odaya ünlü bir kişi geleceği bilgisi ulaştırılırsa, içerideki insanlar hareketlenmeye başlar ve odaya ünlü kişi girdiği anda herkes bu kişiye yönelmeye başlar. Bu yönelme ile ünlünün oda içindeki yürüyüşü yavaşlar ve kişi yürüdükçe ona yönlenen insan sayısı artacağından ünlü kişinin hayranları odada bir alan ve bir kütle oluşturur.

Higgs Bozonu


Evrenin başlangıcında bir süper simetri olması gerektiği biliniyor. Bu simetrinin Higgs Bozonu’nun da katkısıyla bozulduğu, bu sayede evrenin var olabildiği düşünülüyor. Evrenin başlangıcında bozonlar olmasaydı ya da farklı bir şekilde ortaya çıksalardı yıldızlar, gezegenler ve dolayısıyla yaşam oluşmayacaktı. Higgs Bozonu, kütle kazandırmanın haricinde, evrenin oluşumunda görevli atom altı parçacığının açıklandığı standart modelin anlaşılmasında büyük önem taşıyor. Higgs Bozonu bulunmadan maddenin neden kütleye sahip olduğu bilinemeyecekti. Büyük patlamadan sonra artık mevcut olmayan bozonları, bilim insanlarının İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan CERN laboratuvarında bu patlamayı canlandırabilmek için bir düzenek oluşturdular.

Peter Higgs’in teorisinden 48 yıl sonra 2012 yılında yapılan bu deneylerle Higgs alanın varlığı doğruladı ve CERN’deki ‘Atlas’ ve ‘CMS’ adlı deneylerde açığa çıkan bir madde bulundu. Bulunan maddelerin Higgs Bozonu olup olmadığı hala araştırılıyor. Eğer bu madde Higgs Bozonu ise ve istemli bir şekilde yeniden oluşturulabilirse, bu insanlık için sınırsız enerji anlamına geliyor..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir