Lanetli Olduğuna İnanılan “Tablolar”
Eylül 20, 2019
Deniz Uzaylısı Mı Ölümsüzlük İksiri Mi ?
Eylül 23, 2019

Zaman Çekmeceleri

Zamanda yolculuk denilince hepimiz ya heyecanlanırız ya da ufkumuzu açacak derin düşüncelere dalarız. Zira hepimizin yüzyıllar önce gitmek istediği Babil Asma Bahçeleri, Çin Seddi’nin veya Mısır Piramitleri’nin inşa edilirkenki hali, bir zaman dilimi vardır. Zamanda yolculuk denilince seyrettiği zaman filmlerine binaen herkes bir zaman makinesi tahayyül eder ama kimse zaman çekmecelerini düşünemez. Zaman çekmeceleri hususi olarak tarihi mekânları ziyaret ederken meydana gelebilir. Ünlü fizikçi Stephen Hawking de zamanda yolculuk kavramını açıklarken fizikî bir zaman makinesinden ziyade zaman çekmeceleri terimini kullanmıştır.

Paris’in Gizemi

Bundan yaklaşık yüz yıl önce Paris’in tarihi mekanlarından birisinde gerçekleşmesi pek mümkün olmayan bir hadise vuku buldu. Bu hadise Versailles Sarayı’nda meydana gelmişti. Zaman çekmecelerinde kaybolan iki kadın öğretmenin başından geçen bu hadise öğretmenler tarafından ayrı ayrı kaleme alındı ve yıllar yıllar sonra kitaplaştırıldı. Miss Anne Moberley ve Miss Eleanor Jourdain İngiliz asıllı iki öğretmendi. Tarihe merakları fazla olan bu öğretmenler Paris’i keşfetmeye gelmişler ve Versailles Sarayı’nı da seyahat listelerine eklemişlerdi. Versailles Sarayı’nda yer alan Aynalar Salonu zaman çekmecesinde kaybolan bu iki kadın öğretmen zamanda yolculuklarının sonuna kadar hadiseyi fark etmemişlerdi. Yani bunun zamanda yolculuk olabileceğine ihtimal vermemişlerdi. Fakat sonradan yaptıkları araştırmalar neticesinde buna kanaat getirdiler.

Hikâyenin Başlangıcı

Moberley ve Jourdain ve 1901 yılında sarayın Aynalar Salonu’nda dolaşmaya başlamışlardı. Salonun pencerelerinden Petit Trianon Sarayı gözükebiliyordu. Bu küçük sarayı görmeye can atan iki öğretmen hemen yola düştü ve sarayın patikaya uzanan bahçesinden geçmeye başladılar. Hava normal şartlardan farklı bir hale bürünmüştü. İki öğretmen de bunun farkına varsalar da bunu saraya has bir özellik zannettiler. Bunun yanı sıra başka tuhaflıklar da zuhur ediyordu. Miss Eleanor Jourdain başka bir tuhaflık daha sezinlemişti. Bahçeden geçerken beyaz elbiseli bir kadın gördü. Fakat aynısını Anne Moberley de görüyor hissine kapılıp bozuntuya vermedi. Bahçede ilerlerken spontane bir şekilde gittikleri yolda sağa döndüler ve karşılarındaki kapıdan iki adam çıktı. Farklı giysili bu adamlar, öğretmenlerin önünden konuşarak geçtiler…

Fakat o da ne? Adamlar konuşuyor ama sesleri işitilmiyordu!

Biraz daha ilerlediler ama hava gittikçe daha da değişik bir hal alıyordu. Hayır, havada bir şey yoktu. Öğretmenlerin perspektifinde bir değişme vardı. Tıpkı ünlü bir ressamın çizdiği tablo gibi iki boyutlu gözüyordu patikanın kalan kısmı. Öğretmenler geldikleri yönün aksine yol bitene kadar koştular ve saraydan çıktılar. İngiltere’ye vardıktan belli bir müddet sonra tekrar konuşup olanları kaleme aldılar ve yazdıklarını karşılaştırdılar. İki yazıda da birkaç ufak tefek nüans haricinde değişiklik yoktu. Konunun üzerinde ciddi araştırmalar yaptılar. Jourdain sarayı tekrar ziyaret etti. Aynı olayları yaşadı fakat bu sefer farklı zaman diliminde yaşadığını anladı.


Hadise zıvanadan çıkmıştı ve bütün Avrupa bu iki öğretmenin yaşadıklarını konuşuyordu. Sert eleştiriler ve yalanlamalar ile saldırılara maruz kalan öğretmenler çetin araştırmalar neticesinde her şeyi ispatladılar. Ömürlerinin sonlarına doğru da başlarından geçen bütün hadiseleri ve araştırmaları “Bir Macera” isimli bir kitap halinde 1911 yılında yayınladılar. Zaman çekmeceleri farkına varılmayan bir enerjiyi bünyesinde barındırır. Tıpkı bu hadisede olduğu gibi bunu yaşayanlar bile zor fark edebilirler. Belki siz de zaman çekmecelerinde bir gün kaybolabilirsiniz, belli mi olur?!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir