Tarsus Kazısının Gizemi
Ekim 4, 2019
Bilime Göre Ufo Olaylarındaki Eksiklikler
Ekim 9, 2019

İstanbul Çemberlitaş’ın Sırrı

Çemberlitaş’ın asıl ismi Konstantin Sütunu’dur. Fakat sütunun etrafında çemberler bulunduğu için zamanla Çemberlitaş ismine hâsıl olmuştur. Batı dünyası ise Yanık Sütun demektedir. Bizans devirlerinde ise Somaki Sütun ismi ile anılmaktaydı. Hristiyanlar için büyük bir ehemmiyete sahip olan Çemberlitaş çok gizemli bir yapıdır. Bunun gizemi hakkında ilk bilgiler Hazerfen Hüseyin Çelebi tarafından verilmektedir. Hazerfen Çelebi bu bilgilere Sultan IV. Mehmet’in danışmanlığına kadar yükselen ve 16 dil bilen bir devşirme alimden öğrenmişti. Bu alim Ali Ufki idi. Ali Ufki’nin çok dil bilmesinden faydalanan Hazerfen Çelebi, ondan bazı Latince eserlerin tercümesini istedi ve müthiş bilgiler edindi. Yazdığı kitapta ayan beyan Çemberlitaş’ın gizeminden bahseden Hazerfen Çelebi, söz konusu sütunun altında İstanbul’da yer alan Yerebatan Sarnıcı’na benzer odaların bulunduğunu öğrendi.

Hazerfen Çelebi Anlatıyor

Hazerfen Çelebi’nin belirttiğine göre sütun I. Konstantin tarafından dikildi. Konstantin’nin babası putperest bir hükümdardı. Konstantin de öyle idi. Fakat yakalandığı bir hummalı hastalık sonucunda çareyi Hristiyan bir tabipte buldu. Tabip onu ancak Hristiyan olması sonucunda tedavi edebileceğini söyledi.

Hastalığından kurtulan Konstantin, bir gün gördüğü rüya neticesinde başka diyarlarda vatan kurması gerektiğini anladı ve Selanik’e doğru yola çıktı. Selanik’e vardığı vakit danışmanlarının bilgilendirmesi ile birlikte şimdiki İstanbul taraflarına ilerledi. İstanbul’a geldiği vakit buranın eşsiz bir güzelliğe sahip olduğunu ve vatan kurmak için çok latif bir belde olduğunu anladı. Derhal burayı vatan ilan edip hanlar, hamamlar, kiliseler inşa ettirdi. Söz konusu vatan edindiği bu topraklara da Konstantiniyye ismini verdi.

Gizem Çözülüyor

Bir gün Konstantin’in annesi Kudus-ü Şerif’i ziyaret etmesinin akabinde Hristiyanlık için büyük öneme sahip bazı hediyelerle döndü. Annesi İmparatoriçe Helena idi. Helena’nın getirdiği hediyeler Hz. İsa’nın Yahudiler tarafından çarmıha gerilip vefat etmesine kadar dayanıyordu. Zira bu hediyeler Hz. İsa’nın gerildiği orijinal çarmıhı bile içeriyordu. Bunun yanında çarmıhla beraber Hz. İsa’nın ellerine ve ayaklarına vurulan mıhları da getirmişti. Dahası Hz. İsa’nın mübarek kanının aktığı toprak da hediyeler arasında yer alıyordu. Konstantin hediyeleri alınca çok memnun oldu ve duygulandı. Bunları Konstantiniyye hazinesinde muhafaza ediyordu ki bir zaman sonra aklına bir düşünce geldi.

Konstantin, kendisinden sonra devletin başına gelecek olanların bu mübarek hediyelere gerekli tanzim ve şerefi gösteremeyeceklerini ve devletin bekası için satabileceklerini düşündü. Bunu önlemek için de bir zaman sonra Çemberlitaş’ın altına sarnıç şeklinde büyük odalar yaptırdı. Hazineleri burada muhafaza etti. Söz konusu mekânın unutulmaması için ise sarnıcın üzerine uzun sütunlar diktirdi. Sütunlar ilk başta 10 civarında idi fakat zamanla meydana gelen yıldırım hadiselerinde 8’e indi. Günümüze ise sütunlardan sadece bir tanesi ulaşabilmiştir.

Sütunun üzerinde zamanında bir haç vardı fakat Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul’u fethettikten sonra söz konusu haçı sütunun üzerinden indirtti.

Çemberlitaş yakın tarihte de bazı Batılı tüccarlar tarafından adeta sömürülmektedir. Zira bazı rivayetlere göre Çemberlitaş etrafında geçimini sağlayan yerel esnafın dükkânını fahiş fiyatlar teklif ederek satın alan Batılılar, inşa ettikleri mağazalarda sıklıkla tadilat yapmaktadırlar. Bu da mağazanın kazılıp Çemberlitaş hazinesinin ortaya çıkarılması ve Hz. İsa’dan kalan hatıraların çalınma şüphesini meydana getirmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir