Uzayda Tatil Keyfi
Eylül 13, 2019
Açıklanamayan Tabiat Hadiseleri
Eylül 17, 2019

Oluşturdukları Enerji Tarafından Yok Edildiler !

İnsan beyni o kadar muazzam bir varlıktır ki insanın kendisine bile oyunlar oynar bazen. Sanatçıların beyninin işleyişi her zaman merak konusu olmuştur. Birazdan okuyacaklarınız da sanatsal zekâya sahip olmayanların yapmakta zorlanacağı hadiseler.
Tulpa oluştururken insan beyni sınırlarını zorlar ve ortaya mistik bir yapı çıkar. Egregore, esasen hepimize atalarımızdan mirastır. Bu, Türk kültürüne Şamanizm inancı ile beraber yerleşmiştir. Egrogero, kültürde ve inançta ortak olan bir grubun düşüncelerinin hayali eseri olan Tulpa’nın temsilcileridir. Egregorenin başka bir manası da vardır. Bu mana, mistik yapının kasti olarak bir grup tarafından oluşturulmasıdır. Mesela bir etnik grubun oturup etraflıca düşünerek kültürlerini temsil edecek ve besleyecek mistik yapılar üretmesi gibi…

Asya ülkelerinde ejderhaların halkta mistik simgeler olarak yer edinmesini buna misal verebiliriz. Tulpa ise söz konusu grubun kendi hayal gücü mucibince meydana getirdiği ve beslediği bir o kadar da efsanevi gerçek dışı varlıklardır. Mesela Van Gölü Canavarı… Evet, Van Gölü Canavı aynı kültürü paylaşan bir grubun kendi tahayyüllerinin eseri olan Tulpa’dır. Yani Van Gölü çevresindeki insanların kendi hayal gücünün tezahürüdür. Mistik, inanılması güç ve gerçek dışıdır. Başka bir ifade ile hiç olmayan bir şeyi hayal ederek tezahür eden ve efsaneleştiren kesimin halüsinasyonu da denebilir. Yani öyle bir varlık hiç olmamış, hiç ortaya çıkmamış fakat beynin insana oynadığı oyun yüzünden varMIŞ gibi gözüken simgelerden, düşünce formlarından ibarettir.

Rahipler Oluşturdukları Enerji Tarafından Yenildiler !


Esasında Tibet coğrafyalarından dünyaya yayılmıştır bu mistik varlık. Hakkında birçok söylenti mevcuttur. Tibet mistizminde anlatılana göre yirmiye yakın rahip ve rahibe(küçük bir egregore) ibadet ettikleri manastırda bir tulpa oluşturmak için başlarlar hayal etmeye. Onların tulpası bir golemdir. Golem, Ortaçağ’da kilden ve topraktan oluşturulmuş eşyalardır. Yani bir nevi putlardır. Bu yirmi keşişin oluşturmaya çalıştığı golem, onların hayal gücüyle beslenir ve bütün fiziki özellikleri onların düşlediği şekildedir. Manastırdaki keşişlerin düşlemesi ve meditasyonu o kadar güçlenmiş ki neticede golem gerçek olmuş. Fakat keşişlerin içinden golemi beslemekten imtina edenler, ona inanmayı azaltanlar olmuş. Golem, gücünü kaybetmeye başladığını anlayınca hepsini katletmiş ve manastırı da harabeye çevirmiş.


Tibet topraklarında meydana gelen başka bir tulpa hadisesi ise Fransız kâşif ve gezgin olan Alexanda David Neel tarafından ortaya atılmıştır. Hadiseyi harfi harfine notlarına kaydeden Neel, Tibet topraklarına girmenin yasak olduğu zamanlarda coğrafyayı keşfetmeye geldiği söyleyerek halkın içine karışır. Kendisini Batı’dakinden tamamen farklı bir inancın içinde bulan Neel, Tibet mistizmindeki tulpalara kafayı takar. Gezi notlarında kendisine bir tulpa oluşturmak istediği yazar. Onun tulpası ise küçük, tıknaz bir papazdır. Uzun uğraşları sonucunda yerli halkın tarif ettiği teknikleri kullanarak gayesine ulaşır. Hatta o kadar ileri gitmiş ki düşlediği küçük papaz arkadaşlarına bile gözükmeye başlar. Fakat arkadaşları Neel’ın hayal dünyasından habersizlerdi ve tulpa oluşturmak istediğini bilmiyorlardı. O kadarı var ki Neel, arkadaşları tarafından etrafında dolaşan küçük papaz hakkındaki sorulara maruz kalmaya başlayınca küçük papazı zihnine yeniden yerleştirmeye çalışır ama ne çare. Tibetlilerden öğrendiği farklı teknikleri kullanmaya başlar. Fakat bu teknikler de kendisinde bir sürü yan etki bırakır ve hastalanır.
Bunlar ortaya atılan kehanetlerden sadece bir kaçı. Noel babanın da bir çeşit tulpa olduğu söylenmektedir.


Ferdi Tulpa ve Tehlikesi


Bu biraz da psişik bir konudur. Ruhbilimsel bir terim olan psişik mefhumu, ruh ile ilgili olan, ruhsal manasına gelmektedir. Bunun başka bir manası da telekinezi yapabilen yani eşyaları düşünce gücünden ve beyin dalgalarından faydalanarak hareket ettirme yeteneğine sahip kişidir. Ferdi tulpadan kastedilen mana ise sadece bir kişinin kendi zihninde, sadece kendisinin iletişime geçebileceği bir hizmetkâr oluşturma biçimidir. Burada egregore olayı söz konusu değildir ve kişi kendi hizmetkârını başkalarına anlatmaz. Anlattığı takdirde beyninin kendisine oyunları yüzünden ve toplumsal baskı yüzünden ziyana uğrayabilir.


En başında da söylediğim gibi sanatsal bir zekâya sahip olmak gerekir. Ayrıca psişik olmak, enerjisini kontrol edebilmek gerekir. Zira enerji kontrol edilemezse Tulpa, kişinin enerjisini ele geçirerek güçlenir ve kişinin ölümüne bile sebep olabilir. Bazı psişiklerin yaptıkları iş için tulpalardan faydalandığı iddia edilmektedir. Mesela enerjisini kontrol etmek isteyen ve eşyaları hareket ettirmek isteyen bir psişik, kendine bir tulpa oluşturur ve bütün eşyaların hareketini onunla sağlar.


Yaşadığına İnanmak Deyimi


Tulpalar, yer aldıkları toplumun geleneklerine göre şekillenirler. Bu şekillendirme eylemi bazı toplumlarda o kadar ilerlemiştir ki kendi tahayyüllerinin iktiza etmesi neticesinde söz konusu şekilleri temsilen heykeller yaparlar. Tıpkı Tibet’teki 20 keşisin golem yapması gibi. Hatta tarih bazı toplumların bu şekillere taptıklarına bile şahit olmuştur. Yani söz konusu toplum kendi tulpasını oluşturuyor ve ardından onu putlaştırıyor. Netice itibari ile inanmak istediğine inanıyor. İnandığı gibi yaşamayan da yaşadığı gibi inanır elbette. Fakat bazı toplumlar vardır ki söz konusu bu düşünce formları sayesinde psikokinezi de yapabildiklerini iddia ederler. Psikokinezi ile ilgili yazımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir