Zaman Çekmeceleri
Eylül 21, 2019
Tarsus Kazısının Gizemi
Ekim 4, 2019

Deniz Uzaylısı Mı Ölümsüzlük İksiri Mi ?

Gezegenimiz bundan 4.54 milyar yıl önce meydana geldi ve içinde sayamayacağımız kadar tuhaf ve inanılmaz canlılar barındırıyor. Dahası Dünya üzerinde gelmiş geçmiş bütün türlerin %99 artık yok. Bugüne kadar okyanusların sadece %5’lik kısmı keşfedilebilmiş. Nitekim bu keşfedilememiş bölgelere ulaşılamaması Dünya ile Ay arasındaki çekim kuvveti yüzünden okyanuslardaki gelgitlerin sebep olduğu söylenebilir. Bu gelgitler okyanusların keşfedilmemiş bölgelerine ulaşmayı zorlaştırmaktadır. Sadece Pasifik Okyanusu’nda yer alan Mariana Çukuru’nu keşfetmeye kalkışsak belki de bilmediğimiz ne tür canlılar ortaya çıkar. Mariana Çukuru, Dünya’nın en derin yeri olma özelliğine sahip olması hasebiyle gizemini hâlâ sürdürüyor. Okyanusların diğer keşfedilmeyen kısımlarında ne kadar canlı olduğunu siz hayal edin. Deniz Uzaylısı bu canlılardan sadece birisi…

Dünyadaki Uzaylı


Amerika’nın Florida Keys adalar grubunda birtakım araştırmacı daha önce dünyada eşi benzeri olmayan bir canlıya ulaştıklarını söyledi. Bu canlı denizanasına çok benziyor. Fakat denizanasından farklı çok belirgin özellikleri de mevcut. Söz konusu canlı, Euronews’in haberi ile gündeme oturdu ve araştırmacıların dikkatini üzerine çekti. Canlının denizanasına benzeyen en belirgin özelliği yarı saydam olması. Yapı ve görüntü itibari ile denizanasına benzeyen bu canlı inanılmaz derecede kendini yenileme özelliğine sahip. Denizanasını andıran bu canlının ismi Deniz Uzaylısı (Alliens of the Sea) . Bu özelliğinden dolayı ona bu ismi vermişler. Bu yönüyle karaciğere yahut solucana da benzetiliyor.

Denizanası İle Arasındaki Farklar


Denizanası, yassı ve yüzmeye elverişli bir varlıktır. Denizanasının diğer bir ismi de medüzdür. Medüzlerin 650 milyon yıldan beri Dünya’da yaşadığı tahmin edilmektedir. Kubbeli ve şemsiye şeklindeki yapıları vardır. Denizanasının beyni yoktur. İnsan vücuduna yapıştıkları takdirde büyük rahatsızlıklara yol açabilir.


Deniz Uzaylısı da denizanası gibi yüzmeye elverişli bir canlıdır. Denizanası gibi yarı saydam bir yapıya sahiptir. Henüz yeni keşfedildiği için ne kadar süredir Dünya’da var olduğu tahmin edilememektedir. Denizanasının aksine kubbeli bir yapısı yoktur. Fakat kapalı bir şemsiyeyi andırmaktadır. Denizanasını iki veya daha fazla parçaya ayırdığınız takdirde ölür. Ancak Deniz Uzaylısı ölmüyor ve hatta daha hızlı hareket etmeye başlıyor. Araştırmacılar bu özelliğinden ötürü ona ölümsüz diyorlar.

Denizanasından başka bir farkı ise beyninin olmasıdır. Hatta yapılan araştırmalarda Deniz Uzaylısı’nın beyni çıkarıldığında en geç üç gün içerisinde beynini yenilediği gözlemlendi. Canlı üzerinde gözlem yapan araştırmacılardan Rachel Sanford, canlının bu özelliğini farklı moleküler yapısı ile bağdaştırıyor. Araştırmanın en dikkat çeken kısmı işte burası: Diğer canlılardan farklı moleküler yapısı! Araştırmacılar bu moleküler yapının gerekli tetkitler yapılırsa sağlıkta kullanılabileceğini söylüyor. Hatta daha da ileri gidenler de var ki canlının ölümsüzlük iksiri yapımında kullanılabileceğini bile iddia ediyorlar.

Teknoloji her geçen gün ilerlese de ölüme çare yok! Zira bütün canlıların bir gün öleceği muhakkak. Dünyanın yönetilmesinde gizemli işler düzenleyen ve 6 kalp, 3 böbrek, 2 ciğer nakli ameliyatı geçiren David Rockfeller bile çok istediği 200 yaşını dahi göremedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir